Gıda Bülteni Sektörden “Protein çılgınlığı Türkiye raflarına taşınıyor: ETİ TRUBAR ile büyük oyuna girdi”

“Protein çılgınlığı Türkiye raflarına taşınıyor: ETİ TRUBAR ile büyük oyuna girdi”

ETİ’nin yılın başında 173 milyon dolara satın aldığı Kuzey Amerikalı protein bar markası TRUBAR, Türkiye’de üretime başladı ve raflara çıktı. 50 gramlık barların satış fiyatı; 119.95 TL. Bir pakette 12-13 gram protein ve 12-14 gram lif sunan marka, “tatlı lezzetinde protein bar” yaklaşımıyla hızla büyüyen fonksiyonel atıştırmalık pazarına 3 farklı ürün seçeneği ile giriş yaptı. Ürünlerdeki proteinin ana kaynağı; esmer pirinç. Lifin kaynağı ise Güney Amerika kökenli kasava/manyok bitkisinin kökünden elde edilen Tapyoka lifi. Küresel veriler, proteinin artık sporcu ürünlerinin dışına çıkarak ana akım atıştırmalık sektörünün en güçlü trendlerinden birine dönüştüğünü gösteriyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Protein bar pazarı Türkiye’de yeni değil ancak TRUBAR’ın gelişi kategoride dengeleri değiştirebilecek ölçekte bir hamle. 

Çünkü ETİ yalnızca yeni bir ürün çıkarmıyor; Kuzey Amerika’da ölçeklenmiş, 20 bini aşkın satış noktasına ulaşmış ve 2025’te yaklaşık 100 milyon dolar brüt gelir elde etmiş bir markayı Türkiye’ye taşıyor. ETİ, TRUBAR’ın yüzde 100’ünü 173 milyon dolara satın almıştı.    

Protein artık spor salonundan market rafına taşındı

Küresel atıştırmalık pazarında protein son iki yılda en görünür fonksiyonel iddialardan biri haline geldi. Circana verilerine göre tüketicilerin yüzde 61’i yüksek proteinli atıştırmalık istediğini söylüyor. Genç tüketicilerde bu talep daha da yükseliyor. 

Spate verileri de proteinin fonksiyonel atıştırmalıklar içinde açık ara en çok aranan içerik olduğunu gösteriyor. Mayıs 2024-Nisan 2025 döneminde proteinle ilgili arama hacmi 1,3 milyona ulaştı ve yıllık yüzde 17 arttı.

Üstelik protein artık yalnızca bar ve sporcu içeceklerinde değil; çikolata, cips, kurabiye, kahvaltılık gevrek ve tatlı ürünlerde de öne çıkıyor. 2026’da yüksek proteinli atıştırmalık satışlarının özellikle 20 gram ve üzeri protein içeren ürünlerde daha hızlı büyüdüğü bildiriliyor.

TRUBAR’ın farkı: Protein kadar lezzet vurgusu

TRUBAR’ın Türkiye’deki sloganı “Tatlı lezzetinde protein bar”. Bu yaklaşım, sektörün yeni yönüyle örtüşüyor. 

Protein bar kategorisinde artık yalnızca gramaj ve protein miktarı değil; tat, doku ve “normal bir tatlı yeme” hissi de rekabet unsuru haline geliyor. 

FoodNavigator’ın 2026 analizine göre proteinli atıştırmalıklarda yalnızca “yüksek protein” iddiası yeterli değil; tat ve doku inovasyonu kategorinin büyümesi için kritik hale geliyor. 

Trubar’ın içinde ne var?

Türkiye’de satışa çıkan üç TRUBAR çeşidinden yer fıstıklı bar 13 gram protein ve 14 gram lif, Hindistan cevizli bar 12 gram protein ve 14 gram lif, çilekli bar ise 12 gram protein ve 12 gram lif içeriyor.

Ana protein kaynağı ürünlere göre yüzde 22-24 oranında kullanılan esmer pirinç proteini. Bezelye proteini ile yer fıstığı, badem ve kaju gibi bitkisel kaynaklar da toplam proteine katkı sağlıyor.

Tapyoka lifi nedir?

Ürünlerin içerik listesinde ilk sırada yer alan tapyoka lifi, Güney Amerika kökenli kasava ya da manyok bitkisinin kökünden elde ediliyor. Tapyoka nişastası ile aynı şey değil. Tapyoka nişastası esas olarak karbonhidrat kaynağıyken, burada kullanılan tapyoka lifi ürünün lif miktarını yükseltmek amacıyla reçeteye giriyor. Hindiba kökü lifi de toplam lif içeriğine katkı sağlıyor.

Ürünlerin ön yüzünde ayrıca “şekeri meyvelerden”, “koruyucusuz”, “renklendiricisiz”, “glutensiz” ve “vegan” ifadeleri yer alıyor.

ETİ’nin dağıtım gücü TRUBAR’ı farklı bir yere taşıyabilir

ETİ CEO'su Ercan Öz Trubar'ın perakende noktalarındaki dağıtım çalışmasına eşlik etti

TRUBAR’ın Türkiye’ye gelişi, sağlıklı ve fonksiyonel atıştırmalık pazarında yeni bir dönemin işareti olabilir. Bugüne kadar bu alan daha çok yeni nesil ve görece küçük markaların büyüdüğü bir kategori olarak öne çıkarken, ETİ gibi güçlü üretim ve dağıtım ağına sahip büyük bir oyuncunun doğrudan protein bar kategorisine girmesi rekabeti genişletebilir.

ETİ CEO’su Ercan Öz’ün lansman günü satış ekibiyle birlikte sahaya inerek ilk raf ziyaretlerine katılması da şirketin TRUBAR’ı yalnızca portföye eklenen yeni bir ürün değil, büyütülmesi hedeflenen stratejik bir marka olarak gördüğünü gösteriyor.

Atıştırmalık pazarında iki yönlü bir hareket yaşanıyor: yeni nesil markalar klasik çikolata ve tatlı kategorilerine girerken, geleneksel devler de protein, lif ve fonksiyonel içerik tarafına yöneliyor. Protein çılgınlığı artık yalnızca spor salonlarının değil, ana akım market raflarının da rekabet alanı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *