Şekerli içecekler ile yüksek miktarda tuz ve doymuş yağ içeren paketli gıdalara yönelik tartışmalar, dünyanın büyük gıda şirketlerini ürün içeriklerini değiştirmeye yöneltiyor. PepsiCo’nun yayımladığı 2025 çevre, sosyal ve yönetişim performans özeti de bu dönüşümün şirketin içecek ve hazır gıda portföyüne nasıl yansıdığını ortaya koydu.
PEPSİ ÜRÜNLERİNDE ŞEKERİ AZALTMA HEDEFİ KOYDU
Şirketin açıkladığı verilere göre, 2025 yılında içecek portföyünün yüzde 68’i, yaklaşık 340 gramlık porsiyonda eklenmiş şekerden gelen enerjinin 100 kaloriyi aşmaması ölçütünü karşıladı. PepsiCo’nun yıl için belirlediği hedef yüzde 67’ydi.
Bu oran, şirketin sattığı içeceklerin tamamının düşük kalorili olduğu anlamına gelmiyor. Açıklanan ölçüt yalnızca ürüne eklenen şekerden gelen kaloriyi esas alıyor.
Ancak sonuç, şekersiz ve şekeri azaltılmış içeceklerin, ürün gamında giderek daha fazla yer tuttuğuna işaret ediyor.
Tuz azaltımında hedef aşıldı
Dönüşüm yalnızca içeceklerle sınırlı kalmadı. PepsiCo, hazır gıda portföyünün yüzde 79’unda kalori başına en fazla 1,3 miligram sodyum ölçütünü sağladığını bildirdi. Şirketin 2025 yılı hedefi bu oranın yüzde 75’e çıkarılmasıydı.
Ayrıca küresel hazır gıda satış hacminin yüzde 49’unun şimdiden 2030 için belirlenen sodyum hedefleriyle uyumlu olduğu açıklandı.
Doymuş yağ azaltımında da hazır gıda portföyünün yüzde 79’u şirketin 2025 ölçütünü karşıladı. Böylece bu alanda belirlenen yüzde 75’lik hedefin üzerine çıkıldı.
PEPSİ'NİN Hedefİ daha besleyici 145 milyar porsiyon
PepsiCo, 2025 yılında tam tahıl, bitki bazlı protein, meyve ve sebze gibi bileşenler içeren toplam 79 milyar porsiyon ürün sunduğunu açıkladı. Şirket bu miktarı 2030 yılına kadar yılda 145 milyar porsiyona çıkarmayı hedefliyor.
Rakamlar, küresel atıştırmalık ve içecek pazarında rekabetin artık yalnızca lezzet ve fiyat üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Şeker, sodyum ve doymuş yağ miktarları da ürün geliştirme çalışmalarının temel unsurları arasına giriyor.
PepsiCo’nun verileri şirket beyanına dayanırken, açıklanan yüzdeler ürün sayısını değil, satış hacmini ifade ediyor.
Bu nedenle dönüşümün tüketici sağlığı üzerindeki gerçek etkisinin değerlendirilmesinde ürünlerin porsiyon büyüklükleri, tüketim sıklığı ve toplam besin profili de önem taşıyor.
