Gıda Bülteni Gündem Metabolizmayı sessizce çökerten 6 aşırı işlenmiş gıda

Metabolizmayı sessizce çökerten 6 aşırı işlenmiş gıda

Dünyanın en saygın beslenme bilimcilerinden Harvardlı Prof. Dr. Walter Willett uyarıyor: Aşırı işlenmiş gıdalar yalnızca kilo aldırmıyor, metabolizmanın çalışma sistemini bozarak diyabet, kalp hastalıkları ve erken ölüm riskini artırıyor. Günlük hayatta sık tüketilen bazı ürünler, fark edilmeden vücudu kronik hastalıklara sürüklüyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Metabolizmanın yalnızca “kalori yakmak” anlamına geldiğini düşünenler yanılıyor. Harvard TH Chan Halk Sağlığı Okulu’nda epidemiyoloji ve beslenme profesörü olan Walter Willett, metabolizmanın vücudun enerjiyi nasıl kullandığını, yağı yakıp yakmayacağını ya da depolayıp depolamayacağını belirleyen temel biyolojik mekanizma olduğunu vurguluyor.

Harvard TH Chan Halk Sağlığı Okulu’nda epidemiyoloji ve beslenme profesörü olan Walter Willett

Willett’e göre, aşırı işlenmiş gıdalar bu mekanizmayı bozarak vücudu daha az enerji harcayan, daha fazla yağ depolayan bir düzene sokuyor. Uzmanlar, bu sürecin sessiz ilerlediğini ve sonuçlarının yıllar sonra obezite, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları ve bazı kanser türleriyle ortaya çıktığını söylüyor.

“Metabolizma Kader Değil”

Walter Willett’in altını çizdiği en önemli nokta şu: Metabolizma genetik bir kader değil. Günlük besin tercihleriyle şekilleniyor. Uzmanlara göre aşırı işlenmiş gıdaların azaltılması, evde pişirilen sebzeler, baklagiller, tam tahıllar ve doğal protein kaynaklarının artırılmasıyla metabolik iyileşme kısa sürede başlayabiliyor. Willett’in uyarısı net: “Ne yediğimiz, vücudumuzun gelecekte nasıl çalışacağını belirler.”

Bilimsel araştırmalar ve uzman değerlendirmeleri, metabolizmaya en çok zarar veren 6 aşırı işlenmiş gıda grubunu net şekilde ortaya koyuyor.

Şekerli İçecekler

Gazlı içecekler, şekerli meyve suları ve enerji içecekleri metabolizma için en büyük tehditlerin başında geliyor. Walter Willett, bu içeceklerin kan şekerinde ani yükselmelere neden olduğunu, bunun da insülin direncini tetiklediğini belirtiyor. Lif ve protein içermeyen bu ürünler, vücudun enerji dengesini bozarak karın bölgesinde yağlanmayı artırıyor. Araştırmalar, düzenli şekerli içecek tüketiminin diyabet ve metabolik sendrom riskini anlamlı düzeyde yükselttiğini gösteriyor.

İşlenmiş Etler

Sosis, salam, sucuk ve jambon gibi işlenmiş etler; yüksek tuz, doymuş yağ ve koruyucu maddeler içeriyor. Willett, bu ürünlerin iltihaplanmayı artırdığını ve insülin duyarlılığını bozduğunu vurguluyor. Bilimsel veriler, günde küçük miktarlarda bile işlenmiş et tüketmenin tip 2 diyabet riskini artırdığını ortaya koyuyor. Ayrıca bu ürünler, kalp hastalıkları ve bazı kanser türleriyle de ilişkilendiriliyor.

Paketlenmiş Tatlılar

Kurabiye, kek, donut ve paketli şekerlemeler; rafine un, ilave şeker ve sağlıksız yağlardan oluşuyor. Uzmanlara göre bu gıdalar hızla acıktırıyor, daha fazla yeme isteği yaratıyor ve metabolizmayı yağ depolamaya yönlendiriyor. Walter Willett, bu tür ürünlerin “kısa süreli enerji verip uzun vadede metabolik hasar yarattığını” belirtiyor.

Paketlenmiş Tuzlu Atıştırmalıklar

Cips ve kraker gibi ürünler; yüksek sodyum ve rafine karbonhidrat içerirken neredeyse hiç lif sunmuyor. Özellikle gençler arasında yaygın tüketimleri endişe yaratıyor. Uzmanlar, bu alışkanlığın erken yaşta karın yağlanmasına ve ilerleyen yıllarda metabolik hastalıklara zemin hazırladığını vurguluyor.

Hazır ve Dondurulmuş Yemekler

Mikrodalgada ısıtılan ya da tüketime hazır yemekler, en yüksek düzeyde işlenmiş gıdalar arasında yer alıyor. Araştırmalar, bu tür ürünlerin insülin direncini artırdığını, açlık hormonlarını bozduğunu ve kısa sürede yağ kütlesinde artışa yol açtığını gösteriyor. Walter Willett’e göre bu ürünler, sebze, baklagil ve tam tahıllar gibi metabolizmayı destekleyen gıdaların yerini alarak beslenme kalitesini düşürüyor.

Fast Food

Hamburger, patates kızartması ve milkshake gibi fast food ürünleri; yüksek tuz, doymuş yağ, rafine nişasta ve ilave şekerin en riskli birleşimini sunuyor. Willett, düzenli fast food tüketiminin insülin duyarlılığını bozduğunu ve kronik iltihaplanmayı artırdığını belirtiyor. Bu durum obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıkları riskini ciddi biçimde yükseltiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *