Bağcılıkta kullanılan tarım zehirlerinin ulaştığı boyut, Avrupa'ya gönderdiğimiz üzüm yağtaklarının analiz edilmesiyle ortaya çıktı.
Limitler katlandı: bazı maddeler 280 kat fazla
Avusturya'daki bir markette satılan salamura üzüm yapraklarının analiz sonuçlarına göre üzüm yaprağında 10 farklı pestisit etken maddesi tespit edildi.
En çarpıcı sonuçlardan biri imidakloprid oldu. 0,01 mg/kg olması gereken limit, 2,8 mg/kg seviyesinde ölçüldü. Bu da yaklaşık 280 kat aşım anlamına geliyor.
Benzer şekilde azoksistrobin 1,9 mg/kg ile yaklaşık 190 kat, tiyofanat-metil ise 1,6 mg/kg ile 16 kat sınırın üzerine çıktı.
BİR ÜZÜM YAPRAĞI 10 FARKLI ZEHİR

Diğer pestisitlerde de dikkat çekici aşım oranları görüldü. Karbendazim yaklaşık 3,5 kat, dinikonazol 10 kat, lufenuron ve propikonazol 5 kat, tiyakloprid ve asetamiprid ise 3 ila 7 kat arasında limit üstünde bulundu.
Daha düşük seviyede görülen siflütin bile yasal sınırın yaklaşık 2 katı olarak ölçüldü.
Bu kimyasalların zararları neler?
Bilimsel rapor ve çalışmalara göre, üzüm yağrağında saptanan pestisitlerin önemli bir bölümü; hormon sistemi (endokrin) üzerinde olumusz etkillere yol açabiliyor, sinir sistemi için risk oluşturuyor. Tespit edilen kimyasallar, uzun vadede kanserle ilişkilendiriliyor.
Özellikle imidakloprid ve tiyakloprid gibi neonikotinoid türevleri, sinir sistemi üzerinde etkileri nedeniyle Avrupa’da sıkı şekilde denetleniyor.
Asıl risk: “kokteyl PESİTİSİT etkiSİ”

Bilim insanlarına göre en büyük tehlike, bu maddelerin tek tek değil bir arada bulunması.
Bu durum “kokteyl etki” olarak tanımlanıyor. Yani her bir pestisit tek başına limit içinde olsa bile birlikte tüketildiğinde; etkiler katlanabiliyor, toksisite artabiliyor, uzun vadeli sağlık riskleri büyüyebiliyor.
Bu vakada ise maddelerin hem birlikte bulunması hem de yüksek seviyelerde olması riski daha da artırıyor.
Toplatma kararı verildi
Analiz sonuçlarının ardından Avrupa’da ürünler için toplatma kararı alındı. Bu durum, ihracatta pestisit kaynaklı risklerin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Üzüm yaprağı, özellikle dolma gibi geleneksel yemeklerde yaygın tüketilen bir ürün. Ancak bu son analiz, gıda güvenliğinde görünmeyen riskleri gözler önüne serdi.
