4- Difenbahya (Dieffenbachia spp.): Ağız ve boğazda şiddetli tahriş yapabilir
Büyük, desenli yaprakları nedeniyle Türkiye'de en tanınan salon bitkilerinden biri olan difenbahya (Dieffenbachia), çocuklar açısından dikkat edilmesi gereken türlerin başında geliyor. Difenbahyanın yaprak ve saplarında da iğne biçimindeki kalsiyum oksalat kristalleri bulunuyor. Bitkinin bir parçasının ısırılması ağızda aniden başlayan yanma ve ağrıya, dudak ve dilde şişmeye, yoğun salyaya ve yutma güçlüğüne neden olabiliyor. Şiddetli şişme gelişmesi durumunda solunum açısından da değerlendirme gerekebileceğinden, çocukların erişemeyeceği yerde tutulması önemli.
5- Kroton (Codiaeum variegatum): Rengârenk yapraklarının özsuyuna dikkat
Sarı, turuncu, kırmızı ve yeşil tonlarındaki gösterişli yapraklarıyla dikkat çeken kroton (Codiaeum variegatum), Türkiye'de salon bitkisi olarak satılan yaygın türlerden. Bitkinin sütlü özsuyu cilt ve mukozalarda tahrişe neden olabiliyor. Yaprak veya diğer bitki parçalarının yenmesi halinde ağız ve boğazda yanma, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal görülebiliyor. Özellikle yaprak koparıldığında ortaya çıkan özsuyun göze veya ağza temas etmemesine dikkat edilmeli; bitkinin budanması ve bakımı sonrasında eller yıkanmalı.
6- Kalanşo / Ateş çiçeği (Kalanchoe spp.): Çiçekleri masum görünüyor ama yenmemeli
Küçük ve rengârenk çiçekleri nedeniyle Türkiye'de kalanşo veya ateş çiçeği adıyla yaygın olarak satılan Kalanchoe türleri de yenilebilir bitkiler değil. Bazı Kalanchoe türlerinde kalp üzerinde etkili olabilen bufadienolid grubu bileşikler bulunuyor. İnsanlarda ciddi zehirlenmeler seyrek bildirilse de bitkinin yenmesi mide-bağırsak şikâyetlerine yol açabiliyor; yüksek miktarlarda tüketim daha ciddi etkiler oluşturabilir. Bu nedenle özellikle küçük çocukların renkli çiçeklerini veya etli yapraklarını koparıp ağızlarına götürmelerine izin verilmemeli.
7- Filodendron / Filkulağı (Philodendron spp.): Isırıldığında kristaller açığa çıkıyor
Ev ve ofislerde büyük yeşil yaprakları için yetiştirilen filodendron (Philodendron spp.) türleri de kalsiyum oksalat kristalleri içeren bitkiler arasında. Yaprak veya gövdenin çiğnenmesi halinde kristaller ağız dokusunu tahriş ederek yanma, ağrı, dil ve dudaklarda şişme, salya artışı ve yutma güçlüğüne neden olabiliyor. Çocuk çoğu zaman oluşturduğu ağrı nedeniyle bitkiyi yemeye devam etmese de ağızda gelişen şişmenin izlenmesi gerekiyor. Büyük salon bitkilerinde saksıyı yükseğe kaldırmak mümkün olmadığından fiziksel olarak erişimin engellenmesi daha önemli hale geliyor.
8- Barış çiçeği / Yelken çiçeği (Spathiphyllum spp.): Evlerde en yaygın olanlardan
Beyaz çiçeği ve koyu yeşil yapraklarıyla barış çiçeği veya yelken çiçeği (Spathiphyllum), Türkiye'deki evlerde en sık karşılaşılan salon bitkilerinden. Ancak onun da yaprak, sap ve çiçeklerinde çözünmeyen kalsiyum oksalat kristalleri bulunuyor. Çocuk bitkiyi ısırdığında ağızda hemen yanma ve batma hissi, dudak ve dilde şişme, salya artışı, öksürük, bulantı veya kusma görülebiliyor. Barış çiçeği gerçek zambaklarla aynı bitki değil; buna rağmen “zararsız ev çiçeği” olarak değerlendirilmemesi ve küçük çocukların erişemeyeceği yerde tutulması gerekiyor.
Çocuk bitkinin yaprağını yerse ne yapılmalı?
Çocuğun zehirli olabilecek bir bitkiyi çiğnediği veya yuttuğu fark edildiğinde bitkinin türünü belirlemek önemli. Ağızda kalan parçalar uzaklaştırılmalı; kusturmaya çalışmak gibi bilinçsiz müdahaleler yapılmamalı. Belirti ortaya çıkmasını beklemek yerine sağlık profesyonelinden değerlendirme alınmalı. Özellikle ağız veya boğazda belirgin şişme, yutma ya da nefes alma güçlüğü, bilinç değişikliği veya kalp ritmiyle ilgili belirti gelişmesi acil değerlendirme gerektirir.
Çocuklu bir evde en güvenli yaklaşım ise bitki satın almadan önce yalnızca “bakımı kolay mı?” sorusunu değil, “Bu bitki zehirli mi?” sorusunu da sormak. Çünkü salondaki sıradan bir saksı, yetişkin için yalnızca dekorasyonken çevresini ağzıyla keşfeden küçük bir çocuk için ulaşılabilir bir risk kaynağına dönüşebiliyor.
Kaynak: Gıda Bülteni – [Haber yayımlandığında buraya gidabulteni.com'daki özgün haber URL'si eklenecek.]
Ev bitkileri söz konusu olduğunda genellikle ışık ihtiyacı, ne kadar sulanacağı veya hangi odada daha iyi yetişeceği konuşuluyor. Ancak özellikle emekleyen ve çevresindeki nesneleri ağzına götüren küçük çocukların bulunduğu evlerde bitkinin zehirli olup olmadığı da önemli.
Almanya'da ev kazalarının önlenmesi konusunda çalışan Das Sichere Haus'un (DSH) zehirli bitkiler veri tabanında çok sayıda yaygın süs bitkisi için çocuklara yönelik uyarılar bulunuyor.
İşte evde çocuklar için tehlike arz eden zehirli bitkiler:
1- Müge çiçeği (Convallaria majalis): Küçük kırmızı meyvelerine dikkat
Küçük beyaz çan biçimindeki çiçekleriyle tanınan müge çiçeğinin (Convallaria majalis) bütün bölümleri zehirli kabul ediliyor. Bitkide kalbin çalışmasını etkileyebilen kardiyak glikozitler bulunuyor.
Müge çiçeği zehirli mi?
Özellikle çiçeklenmenin ardından oluşabilen kırmızı meyveler, küçük çocukların ilgisini çekebildiği için risk yaratıyor. Bitkinin yenmesi bulantı, kusma, ishal ve baş dönmesine neden olabilir; daha ciddi zehirlenmelerde kalp ritmi etkilenebilir. Bu nedenle saksısı kadar kopan çiçek ve meyvelerin de çocuklardan uzak tutulması gerekiyor.
2- Güzel hatun çiçeği / Şövalye yıldızı (Hippeastrum spp.): En büyük tehlike soğanında
Türkiye'de güzel hatun çiçeği, şövalye yıldızı veya Amaryllis adıyla satılan Hippeastrum, gösterişli çiçekleri nedeniyle evlerde oldukça sevilen bir tür. Ancak özellikle bitkinin soğanında toksik alkaloidler bulunuyor.
Güzel hatun çiçeği zehirli mi?
Soğanın veya bitkinin diğer kısımlarının yenmesi bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishale yol açabiliyor. Fazla miktarda tüketim daha ciddi belirtiler oluşturabiliyor. Çocuklu evlerde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, saksı değiştirirken veya bitki dinlenme dönemindeyken toprak üzerinde görülebilen büyük soğanın çocukların erişimine açık bırakılmaması.
3- Şeytan sarmaşığı / Pothos (Epipremnum aureum): Yaprağını çiğnemek bile sorun olabilir
Kalp biçimindeki yeşil-sarı yapraklarıyla evlerde çok sık yetiştirilen şeytan sarmaşığı ya da pothos (Epipremnum aureum), bakımı kolay olduğu için oldukça popüler. Ancak yaprak ve gövdelerinde çözünmeyen kalsiyum oksalat kristalleri bulunuyor. Yaprak çiğnendiğinde bu mikroskobik kristaller ağız dokusuna saplanarak kısa sürede yanma, ağrı, dudak ve dilde şişme, aşırı salya ve yutma güçlüğü oluşturabiliyor. Bitkinin aşağı doğru uzayan sürgünleri çocukların erişebileceği seviyeye geldiğinden, yüksek bir yere konulması tek başına her zaman yeterli olmayabilir.
4- Difenbahya (Dieffenbachia spp.): Ağız ve boğazda şiddetli tahriş yapabilir
Büyük, desenli yaprakları nedeniyle Türkiye'de en tanınan salon bitkilerinden biri olan difenbahya (Dieffenbachia), çocuklar açısından dikkat edilmesi gereken türlerin başında geliyor. Difenbahyanın yaprak ve saplarında da iğne biçimindeki kalsiyum oksalat kristalleri bulunuyor.
Zehirli saksı çiçekleri neler?
Bitkinin bir parçasının ısırılması ağızda aniden başlayan yanma ve ağrıya, dudak ve dilde şişmeye, yoğun salyaya ve yutma güçlüğüne neden olabiliyor. Şiddetli şişme gelişmesi durumunda solunum açısından da değerlendirme gerekebileceğinden, çocukların erişemeyeceği yerde tutulması önemli.
5- Kroton (Codiaeum variegatum): Rengârenk yapraklarının özsuyuna dikkat
Sarı, turuncu, kırmızı ve yeşil tonlarındaki gösterişli yapraklarıyla dikkat çeken kroton (Codiaeum variegatum), Türkiye'de salon bitkisi olarak satılan yaygın türlerden. Bitkinin sütlü özsuyu cilt ve mukozalarda tahrişe neden olabiliyor.
Eve alınaBİLECEk çiçekler neler?
Yaprak veya diğer bitki parçalarının yenmesi halinde ağız ve boğazda yanma, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal görülebiliyor. Özellikle yaprak koparıldığında ortaya çıkan özsuyun göze veya ağza temas etmemesine dikkat edilmeli; bitkinin budanması ve bakımı sonrasında eller yıkanmalı.
6- Kalanşo / Ateş çiçeği (Kalanchoe spp.): Çiçekleri masum görünüyor ama yenmemeli
Küçük ve rengârenk çiçekleri nedeniyle Türkiye'de kalanşo veya ateş çiçeği adıyla yaygın olarak satılan Kalanchoe türleri de yenilebilir bitkiler değil. Bazı Kalanchoe türlerinde kalp üzerinde etkili olabilen bufadienolid grubu bileşikler bulunuyor.
Ateş çiçeği zehirli mi?
İnsanlarda ciddi zehirlenmeler seyrek bildirilse de bitkinin yenmesi mide-bağırsak şikâyetlerine yol açabiliyor; yüksek miktarlarda tüketim daha ciddi etkiler oluşturabilir. Bu nedenle özellikle küçük çocukların renkli çiçeklerini veya etli yapraklarını koparıp ağızlarına götürmelerine izin verilmemeli.
7- Filodendron / Filkulağı (Philodendron spp.): Isırıldığında kristaller açığa çıkıyor
Ev ve ofislerde büyük yeşil yaprakları için yetiştirilen filodendron (Philodendron spp.) türleri de kalsiyum oksalat kristalleri içeren bitkiler arasında.
Filkulağı çiçeği zehirli mi?
Yaprak veya gövdenin çiğnenmesi halinde kristaller ağız dokusunu tahriş ederek yanma, ağrı, dil ve dudaklarda şişme, salya artışı ve yutma güçlüğüne neden olabiliyor.
Eve hangi çiçek alınmaz
Çocuk çoğu zaman oluşturduğu ağrı nedeniyle bitkiyi yemeye devam etmese de ağızda gelişen şişmenin izlenmesi gerekiyor. Büyük salon bitkilerinde saksıyı yükseğe kaldırmak mümkün olmadığından fiziksel olarak erişimin engellenmesi daha önemli hale geliyor.
8- Barış çiçeği / Yelken çiçeği (Spathiphyllum spp.): Evlerde en yaygın olanlardan
Beyaz çiçeği ve koyu yeşil yapraklarıyla barış çiçeği veya yelken çiçeği (Spathiphyllum), Türkiye'deki evlerde en sık karşılaşılan salon bitkilerinden. Ancak onun da yaprak, sap ve çiçeklerinde çözünmeyen kalsiyum oksalat kristalleri bulunuyor.
Çocuklu eve hangi çiçek alınır?
Çocuk bitkiyi ısırdığında ağızda hemen yanma ve batma hissi, dudak ve dilde şişme, salya artışı, öksürük, bulantı veya kusma görülebiliyor. Barış çiçeği gerçek zambaklarla aynı bitki değil; buna rağmen “zararsız ev çiçeği” olarak değerlendirilmemesi ve küçük çocukların erişemeyeceği yerde tutulması gerekiyor.
