Gıda Bülteni Gündem Hal Yasası’nda 9 maddelik yeni taslak: Market raflarında yerli ürün zorunluluğu geliyor

Hal Yasası’nda 9 maddelik yeni taslak: Market raflarında yerli ürün zorunluluğu geliyor

Sebze ve meyve ticaretini yeniden düzenlemeyi amaçlayan Hal Yasası çalışması, yaklaşık 30 maddeden 9 maddelik taslağa indirildi. Yeni çalışmada zincir marketlerin raflarında yerli ürün bulundurması, komisyoncudan komisyoncuya satışın önlenmesi ve üretici örgütlerinin güçlendirilmesi öne çıkıyor. Kurallara aykırı işlemler için hapis ve idari para cezası da gündemde.

4 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Türkiye’de sebze ve meyve ticaretinin kurallarını değiştirmesi beklenen Hal Yasası düzenlemesinde yeni bir aşamaya geçildi. Birkaç yasama dönemidir üzerinde çalışılan düzenleme için hazırlanan yaklaşık 30 maddelik taslak, yapılan değerlendirmelerin ardından 9 maddeye indirildi.

Hazine ve Maliye, Ticaret, Tarım ve Orman ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının hazırladığı çalışma üzerinde AK Parti Grubu ve ilgili bakanlık bürokratları çalışıyor.

Yeni düzenlemeyle sebze ve meyvenin üretim noktasından satış yerine kadar izlenmesi, kayıt dışı ticaretin önlenmesi, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi ve aracılık zincirinin azaltılması hedefleniyor.

Zincir marketlerin raflarında yerli ürün zorunluluğu

Yeni Hal Yasası taslağında öne çıkan düzenlemelerden biri, zincir marketlerde yerli ürün satışına ilişkin yükümlülükler.

Taslağa göre market raflarının büyük bölümünde yerli ürün bulundurulması zorunlu hale getirilecek. Yerli ürün satan marketlere vergisel teşvikler sağlanması da planlanıyor.

Düzenlemenin hangi ürün gruplarını kapsayacağı, yerli ürün oranının nasıl belirleneceği ve yükümlülüğün hangi yöntemle denetleneceği konusunda ise henüz ayrıntılı bir uygulama çerçevesi açıklanmadı.

Komisyoncudan komisyoncuya ürün satışına sınırlama

Taslakta üretici ile tüketici arasındaki aracılık zincirinin kısaltılması da hedefleniyor.

Komisyoncudan komisyoncuya ürün satışının önlenmesi, aracıların devreden çıkarılması ve üreticinin ürününü doğrudan marketlere, tüketicilere veya çevrim içi satış kanallarına ulaştırmasının kolaylaştırılması planlanıyor.

Bu kapsamda komisyoncuların ürünün üretim yerinden satış noktasına ulaşmasındaki rolünün yeniden düzenlenmesi gündemde.

Tarımsal kooperatif sayısının iki katına çıkarılması hedefleniyor

Üretici örgütlerinin pazarlama süreçlerinde daha etkin hale getirilmesi için tarımsal kooperatif sayısının iki katına çıkarılması öngörülüyor.

Üreticilerin örgütlü yapılar üzerinden ürünlerini pazara ulaştırabilmesi, doğrudan satış kanallarına erişebilmesi ve tedarik zincirinde daha etkin rol üstlenmesi yeni çalışmanın hedefleri arasında yer alıyor.

Hal Kayıt Sistemi’nde dijital takip güçlendirilecek

Yeni düzenlemede ürünlerin tarladan satış noktasına kadar izlenebilmesi için hal kayıt ve denetim sisteminin geliştirilmesi planlanıyor.

Hallerde bildirim, satış ve denetim süreçlerinin dijital altyapıyla daha şeffaf yürütülmesi; stok takibinin güçlendirilmesi ve ürünlerin kalite sınıflandırmasına ilişkin sorumlulukların artırılması öngörülüyor.

Gıda güvenliği denetimlerinin de bu süreçte güçlendirilmesi hedefleniyor. Böylece ürünlerin tedarik zincirindeki hareketlerinin izlenmesi ve kayıt dışı işlemlerin önlenmesi amaçlanıyor.

Hal Yasası’na uymayanlara hapis cezası gündemde

Dokuz maddelik taslakta yaptırımlar da yer alıyor. Satış ve fiyat süreçlerinde şeffaflığın sağlanması ve düzenlemelere uyulması amacıyla idari para cezalarının yanı sıra hapis cezası getirilmesi öngörülüyor.

Ancak hangi ihlallerin hapis cezası kapsamına alınacağı, cezanın süresi ve uygulanacak idari para cezalarının miktarı henüz açıklanmış değil. Bu konudaki ayrıntıların düzenlemenin nihai metninde netleşmesi bekleniyor.

2025’teki Hal Yasası taslağından farklı olarak neler gündemde?

Ticaret Bakanlığı, 2025 yılında 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun için bir değişiklik taslağını görüşe açmıştı.

Gıda Bülteni’nde 21 Mayıs 2025’te yayımlanan haberde, o dönemki taslakta perakende sektörünün satışa sunduğu ürünlerde yüzde 20’yi geçmemek üzere doğrudan üreticiden veya üretici örgütlerinden alım zorunluluğu getirilmesi öngörülüyordu.

Aynı taslakta toptancı hallerinin kurulması ve işletilmesine ilişkin yetkilerin Ticaret Bakanlığına devredilmesi, üretici örgütlerine vergi avantajı sağlanması, üreticiye ödeme sürelerinin yeniden düzenlenmesi ve Hal Kayıt Sistemi bildirimlerinin sadeleştirilmesi gibi başlıklar da bulunuyordu.

2026’da gündeme gelen dokuz maddelik çalışmada ise market raflarında yerli ürün bulundurma zorunluluğu, komisyoncuların devreden çıkarılması, tarımsal kooperatif sayısının artırılması ve hapis cezası öne çıkıyor.

İki çalışma arasındaki önemli farklardan biri de düzenlemelerin kapsamı. 2025’teki taslakta hallerin yönetimi, üreticiye ödeme süreleri ve yetki paylaşımı gibi konular ayrıntılı biçimde ele alınırken, yeni çalışmada üretici örgütleri, market rafları, aracılık zinciri ve dijital takip başlıkları öne çıkıyor.

Yeni Hal Yasası ne zaman yürürlüğe girecek?

Hal Yasası’na ilişkin dokuz maddelik çalışma için Meclis sürecine yönelik hazırlıkların başladığı bildiriliyor. Ancak 30 Ekim 2026 itibarıyla düzenlemenin yasalaştığına ilişkin bir karar bulunmuyor. Taslağın nihai kanun teklifi haline gelmesi, TBMM’de görüşülmesi ve yasama sürecinin tamamlanması gerekiyor.

Bu nedenle marketlerde yerli ürün bulundurma zorunluluğu, komisyonculara yönelik sınırlamalar ve hapis cezası henüz yürürlükte olan kurallar değil. Düzenlemenin son şekli ve uygulama takvimi, Meclis sürecinin ardından belli olacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *