Dünya genelinde giderek büyüyen endüstriyel kümes hayvancılığı, yalnızca daha fazla tavuk eti üretmiyor, aynı zamanda tehlikeli bakterilerin yayılması için de uygun bir ortam oluşturuyor.
Oxford Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü ve Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan yeni araştırmaya göre, endüstriyel tavuk üretiminin yaygınlaşması, gıda kaynaklı enfeksiyonların en önemli etkenlerinden biri olan Campylobacter bakterisinin çok daha hızlı yayılmasına neden oluyor.
Campylobacter nedir?
Campylobacter, dünyada ishale neden olan en yaygın bakterilerden biri olarak kabul ediliyor. İnsanlarda çoğunlukla; ishal, karın ağrısı, ateş, mide bulantısı ve kusma şikâyetlerine yol açıyor. Bakteri en sık çiğ veya az pişmiş tavuk eti ile çapraz bulaşma sonucu insanlara geçiyor.
Araştırmacılar, bakterinin yalnızca yayılmadığını, aynı zamanda zamanla daha dayanıklı hale geldiğini ve antibiyotiklere karşı direnç geliştirme riskinin arttığını belirtiyor.
100 kat daha fazla yayılıyor
Oxford Üniversitesi'ndeki Ineos Oxford Antimikrobiyal Araştırma Enstitüsü araştırmacıları, 30 ülkeden toplanan 2 bin 747 Campylobacter genomunu inceleyerek bakterinin yıllar içindeki değişimini analiz etti.
Araştırma sonuçlarına göre, 1900'lü yılların başına kıyasla tavuklardan yabani kuşlara geçen Campylobacter suşlarının sayısında yaklaşık 100 kat artış yaşandı. Bilim insanlarına göre bunun temel nedeni, dünya genelinde ticari tavuk üretiminin olağanüstü büyümesi.
Dünyada tavuk sayısı 31 milyara ulaştı
Araştırmaya göre dünyadaki tavuk sayısı 1960'lardan bu yana yaklaşık 7 kat artarak 31 milyara yükseldi. Bu devasa popülasyon, bakterilerin farklı sürüler arasında kolayca yayılmasına, genetik olarak değişmesine ve yeni özellikler kazanmasına uygun bir ortam oluşturuyor.
Araştırmacılar, yoğun tavuk çiftliklerinin adeta bir "patojen süngeri" gibi davrandığını belirtiyor. Yani farklı kaynaklardan gelen bakteriler burada bir araya geliyor, çoğalıyor ve zamanla yeni koşullara uyum sağlayabiliyor.
Antibiyotik direnci riski büyüyor
Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise antibiyotik direnci oldu. Genom analizleri, Campylobacter bakterisinin; antibiyotik direnci, oksidatif strese dayanıklılık, metal kullanımı, hareket kabiliyeti gibi özelliklerini geliştirdiğini ortaya koydu.
Bilim insanları, bu değişimlerin gelecekte enfeksiyonların tedavisini daha da zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (ECDC) 2026 değerlendirmesine göre, Campylobacter bakterisinde görülen direnç nedeniyle bazı antibiyotikler artık birçok vakada etkili kabul edilmiyor.
Bilim insanlarından uyarı: Mücadele çiftlikte başlamalı

Araştırmanın kıdemli yazarı Prof. Dr. Sam Sheppard, endüstriyel hayvancılığın bakterilerin evrimini hızlandırdığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Endüstriyel tarım, gezegendeki en büyük hayvan yaşam alanlarından birini oluşturdu. Tavuk popülasyonları büyüdükçe, daha önce çoğunlukla yabani kuşlarda bulunan bakteriler ticari sürülere yerleşme ve yayılma fırsatı buldu. Gelecekte zoonotik hastalıklar ve antibiyotik direnciyle mücadele edebilmek için bu süreci iyi anlamamız gerekiyor."
Araştırmacılar, Campylobacter ile mücadelenin yalnızca kesimhanelerde değil, üretimin başladığı çiftliklerden itibaren biyogüvenlik önlemleriyle yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.
Campylobacter enfeksiyonlarından nasıl korunulur?
Bilim insanları, Campylobacter enfeksiyonlarının önlenmesinde tüketicilerin de dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlar şu önlemleri öneriyor:
- Tavuk eti mutlaka iyi pişirilmeli.
- Çiğ tavukla temas eden kesme tahtası ve bıçaklar ayrı kullanılmalı.
- Çiğ tavuk suyu diğer gıdalara temas ettirilmemeli.
- Eller çiğ tavukla temas sonrası sabunla iyice yıkanmalı.
- Çapraz bulaşmanın önüne geçilecek mutfak hijyeni sağlanmalı.
