Paketli gıdaların etiketlerinde sıkça karşılaştığımız E kodlarıyla ilgili dikkat çekici bir araştırma yayımlandı. Fransa'daki INSERM ve üniversitelerden bilim insanları, koruyucu gıda katkıları ile yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkiyi araştırdı.
NutriNet-Santé çalışmasına katılan 112 bin 395 kişinin beslenme kayıtları incelendi. Katılımcılar tükettikleri yiyecek ve içecekleri marka bilgilerine kadar kaydederken araştırmacılar ürünlerin içerdiği katkı maddelerini veri tabanları ve laboratuvar analizleriyle belirledi.
Çalışmanın ilk iki yılında katılımcıların yüzde 99,5'inin en az bir koruyucu katkı maddesi tükettiği görüldü. Ortalama yaklaşık sekiz yıllık takipte hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarının gelişimi izlendi.
Bu 8 E koduna dikkat
En yaygın tüketilen 17 koruyucuyu ayrı ayrı inceleyen araştırmacılar, sekiz katkı maddesinin daha yüksek hipertansiyon görülme sıklığıyla ilişkili olduğunu belirledi:
E202 potasyum sorbat, E224 potasyum metabisülfit, E250 sodyum nitrit, E300 askorbik asit, E301 sodyum askorbat, E316 sodyum eritrobat, E330 sitrik asit ve E392 biberiye ekstraktları.
En belirgin ilişkilerden biri E202'de ortaya çıktı. Potasyum sorbatı en yüksek miktarda tüketenlerde hipertansiyon görülme riski en düşük tüketenlere göre yüzde 39 daha yüksekti.
E330 sitrik asitte yüzde 25, E224 potasyum metabisülfit ve E250 sodyum nitritte yüzde 16, E300 askorbik asitte ise yüzde 14'lük daha yüksek hipertansiyon riskiyle ilişki bulundu.
Kalp hastalıklarıyla da ilişki bulundu
Araştırmada koruyucular iki ana grupta da değerlendirildi. Antioksidan olmayan koruyucuları en fazla tüketenlerde, en az tüketenlere kıyasla hipertansiyon riski yüzde 29, kalp-damar hastalığı riski yüzde 16 daha yüksek bulundu.
Antioksidan koruyucuları daha fazla tüketenlerde ise hipertansiyon riski yüzde 22 daha yüksek çıktı.
Tek tek maddeler incelendiğinde E300 askorbik asit, hipertansiyonun yanı sıra kalp-damar hastalıklarında yüzde 15 daha yüksek görülme sıklığıyla ilişkilendirilen koruyucu oldu.
Burada önemli bir ayrıntı var: E300, C vitamini olarak da bilinen askorbik asit. Araştırmacılar, meyve ve sebzelerden doğal olarak alınan C vitamininin bu sonuçlarla bir tutulamayacağını özellikle tartışıyor. Çalışmanın konusu, gıdalarda katkı maddesi olarak kullanılan askorbik aside maruziyet.
“Bu E kodları tansiyona neden oluyor” demek için erken
Sonuçlar dikkat çekici olmakla birlikte çalışma gözlemsel nitelikte. Dolayısıyla E202 veya diğer katkı maddelerinin doğrudan yüksek tansiyona neden olduğunu kanıtlamıyor; yüksek tüketim ile hastalıkların görülme sıklığı arasında istatistiksel ilişki gösteriyor.
Araştırmacılar yaş, sigara, fiziksel aktivite ve genel beslenme kalitesi gibi birçok faktörü hesaba kattı ancak gözlemsel araştırmalarda tüm etkenleri tamamen dışlamak mümkün değil. Bulguların başka çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.
Araştırma ekibi olası mekanizmalar arasında oksidatif stres, metabolik etkiler ve pankreas fonksiyonundaki değişiklikleri araştırıyor. Bilim insanları sonuçların koruyucu katkı maddelerinin risk-fayda dengesinin yeniden değerlendirilmesi açısından dikkate alınması gerektiğini belirtirken, tüketiciler için mevcut önerinin işlenmemiş veya minimum işlenmiş gıdaları daha fazla tercih etmek olduğunu vurguluyor.
