Gıda Bülteni Gıda Günde 1 fincan yaban mersini kalp ve bağırsakları koruyor

Günde 1 fincan yaban mersini kalp ve bağırsakları koruyor

Yeni bir bilimsel inceleme, yaban mersininin kalp ve damar sağlığından bağırsak mikrobiyomuna, kan şekeri kontrolünden bilişsel performansa kadar pek çok alanda önemli faydalar sağlayabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, en güçlü kanıtların damar fonksiyonundaki iyileşmeye işaret ettiğini vurguluyor.

3 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Yaban mersini, sadece antioksidan deposu bir meyve değil; kalp, metabolizma ve bağırsak sağlığı için de güçlü bir destekçi olabilir. Critical Reviews in Food Science and Nutrition dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel inceleme, on yıllara yayılan klinik çalışmaların sonuçlarını bir araya getirerek yaban mersininin kardiyometabolik sağlık üzerindeki etkilerini kapsamlı biçimde değerlendirdi. İnceleme, özellikle kan damarı fonksiyonunda görülen iyileşmelerle dikkat çekiyor.

Onlarca yıllık bilimsel veri masaya yatırıldı

Kuzey Amerika Yaban Mersini Birliği (WBANA) tarafından düzenlenen bir uzman sempozyumunun ardından hazırlanan inceleme, dört ülkede 24 yıl boyunca yürütülen 12 insan klinik çalışmasının sonuçlarını analiz etti. Beslenme, kardiyovasküler sağlık, bağırsak mikrobiyomu ve bilişsel fonksiyonlar gibi alanlarda çalışan 12 farklı uzmanın katkı sunduğu çalışmada, yaban mersininin kalp-damar sağlığıyla ilişkili çok sayıda biyolojik süreci etkileyebileceği belirtildi.

En güçlü kanıt: Kan damarı fonksiyonunda iyileşme

Araştırmalara göre yaban mersini tüketimi, damarların gevşeme ve uyarılara yanıt verme yeteneği olarak tanımlanan endotel fonksiyonunu destekliyor. Bazı klinik çalışmalarda tek bir porsiyon yaban mersini tüketiminin ardından saatler içinde olumlu etkiler gözlemlenirken, uzun süreli ve düzenli tüketimde bu faydaların daha da belirginleştiği bildirildi.

yaban mersini Bağırsaklara iyi gelir mi?

İncelemede, yaban mersininin lif ve polifenoller açısından zengin yapısına dikkat çekiliyor. Bu bileşiklerin büyük bölümü sindirilmeden kalın bağırsağa ulaşıyor ve burada bağırsak bakterileri tarafından faydalı metabolitlere dönüştürülüyor.

Altı haftalık bir klinik çalışmada, her gün 25 gram dondurulmuş yaban mersini tozu tüketen bireylerde, faydalı bağırsak bakterileri arasında yer alan Bifidobacterium türlerinde anlamlı artış saptandı. Uzmanlar, bu değişimlerin kalp ve metabolizma sağlığı üzerinde dolaylı ama önemli bir rol oynayabileceğini vurguluyor.

Kan şekeri, kolesterol ve tansiyon için umut verici sonuçlar ortaya çıktı.  Yüksek kardiyometabolik risk taşıyan bireylerde yapılan bazı çalışmalarda, yaban mersini tüketiminin kan basıncında düşüş, kan şekeri kontrolünde iyileşme, toplam kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinde azalma sağlayabildiği bildirildi.

Araştırmacılar, bu etkilerin kişisel metabolik yapı, ilaç kullanımı ve bağırsak mikrobiyomu gibi faktörlere bağlı olarak değişebileceğinin altını çiziyor.

Yaban mersini beyin sağlığını destekler mi?

İnceleme, yaşlı yetişkinlerde yapılan müdahale çalışmalarında yaban mersini tüketiminin hafıza ve düşünme hızı gibi bilişsel işlevlerde iyileşmeyle ilişkili olduğunu da ortaya koyuyor. Bu etkinin, dolaşım ve damar sağlığındaki iyileşmelerle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

Çalışmanın baş yazarı Florida Eyalet Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sarah A. Johnson, yaban mersininin etkisinin tek bir biyolojik yolla sınırlı olmadığını belirterek şunları söylüyor: “Yaban mersini; kan damarı fonksiyonundan iltihaplanma ve oksidatif strese kadar birçok biyolojik süreci aynı anda etkileyebiliyor. Bağırsak mikrobiyomunun bu faydalardaki rolü ise son derece heyecan verici.”

Günde ne kadar yaban mersini tüketilmeli?

İncelenen çalışmalarda sağlık yararlarının, günde yaklaşık bir fincan yaban mersini tüketimiyle ortaya çıkabildiği belirtiliyor. Çoğunlukla dondurulmuş olarak satılan yaban mersinleri; smoothie’lerden yoğurda, yulaf ezmesinden salatalara kadar pek çok öğünde kolayca tüketilebiliyor.

Yabani yaban mersinini özel kılan ne?

“Bodur yaban mersini” olarak da bilinen yabani türler, sert iklim koşullarında yetiştikleri için yaklaşık 30 farklı antosiyanin formu içeriyor. Maine Üniversitesi’nden Prof. Dr. Dorothy Klimis Zacas, bu meyvelerin binlerce yıldır değer gördüğünü ve modern bilimin bugün bu geleneksel bilgiyi doğruladığını söylüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *