Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Ülke Grubu Başkanı Dr. Onur Yaprak, Bayer’in gıda takviyesi ürünlerine yönelik yaklaşımını ve sağlık okuryazarlığı çalışmalarına ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Kış mevsiminin belki de en soğuk zamanlarını yaşadığımız 2026 yılında bağışıklık konusu yine sıkça gündemimizde. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bağışıklık olgusu nereye gidiyor ve siz Bayer Tüketici Sağlığı olarak bunun için ne yapıyorsunuz?
Son yıllarda Türkiye’de kış mevsimi sıcaklık ortalamaları giderek düşüyor. 2025 yılı, son 4 senenin en düşük kış mevsimi sıcaklık ortalamasına sahip yıllarından biriydi. Beklenti 2026 yılının da soğuk geçeceği yönünde. Maalesef bu tablo soğuk algınlığı ve benzeri hastalıkların ortaya çıkma ve yayılma ihtimalini yükseltiyor.
Türkiye’de 2026 yılının başında görülen soğuk algınlığı vakalarının, 2018’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığı gözlemleniyor.(1) Oldukça soğuk bir kış sezonundan bahsediyoruz. Bu durum kişilerin hayat kalitesi, iyi olma hali ve günlük rutinini negatif etkilediği gibi geniş çerçevede
değerlendirildiğinde ekonomik açıdan da oldukça olumsuz sonuçlar doğuruyor.
MEVSİMSEL HASTALIKLARIN İŞ GÜCÜ KAYBI YÜZDE 30
Türkiye’de kış aylarında mevsimsel hastalıklar nedeniyle yaşanan iş gücü kaybının yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Grip ve benzeri enfeksiyonlardan kaynaklanan doğrudan
sağlık harcamaları ile dolaylı iş gücü kaybının toplam ekonomik maliyetinin ise yıllık yaklaşık 13.5 milyar TL olduğu öngörülüyor. (2) Bu rakam, sağlığın yalnızca bireysel değil, toplumsal ve ekonomik
bir mesele olduğunu da net bir şekilde ortaya koyuyor. Mevsimsel döngülerin getirdiği olağan etkilerin yanı sıra, deneyimlediğimiz pandemi süreci de hem sağlık profesyonelleri hem de
tüketiciler nezdinde ‘bağışıklık’ kavramını kritik bir öncelik haline getirdi. COVID-19 küresel ölçekte,
bağışıklık sistemini desteklemenin bir tercihten ziyade temel bir gereklilik olduğunu hepimize
yeniden hatırlatan bir eşik oldu.
“HERKES İÇİN SAĞLIK, SIFIR AÇLIK MİSYONU”
Bağışıklık artık herkesin önceliği ve biz de bu farkındalıkla hareket ediyoruz Bayer Tüketici Sağlığı olarak “Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık” misyonumuz doğrultusunda sadece ürün ve hizmetlerimizle değil projelerimizle de toplumu kendi sağlıkları hakkında söz sahibi olması için destekliyoruz. Anlık
müdahalelerden ziyade sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları edinmeleri için çalışıyoruz.
Bahsettiğiniz bu pandemi etkisi, tüketim verilerine nasıl yansıdı? Pandemi öncesine kıyasla, tüketicilerin bağışıklık kategorisine yaklaşımında bugün ne tür temel farklar görüyorsunuz?

Pandemi sürecinde “bağışıklık” konusu tüm dünyada oldukça öne çıkan bir gündem oldu. COVID19 süreci bağışıklığın önemini anlamamıza sebep oldu. Bu durum, toplumun her kesimi için bağışıklığın sağlıktaki rolünü ve yaşam tarzı, beslenme ve önleyici sağlık uygulamalarının sağlıklı
durumun sürdürülebilmesindeki önemini vurguladı.
PANDEMİ SONRASI GIDA TAKVİYELERİNE İLGİ YÜKSELDİ
Kendine iyi bakma bilinci ile insanlar sağlıklı kalmak için neler yapılması gerektiğine daha fazla odaklanmaya başladı. Tüketiciler daha önce hiç deneyimlemedikleri veya önceliklendirmedikleri ürün ve hizmetlere ilk kez şans verdi. Bağışıklık kategorisinin bilinirliği ve tüketici nezdindeki öneminde de bu dönem ciddi artış gözlemlendi.
Arama motorlarında yapılan global ölçekte gıda ve gıda takviyesi kategorisinde “bağışıklık” aramaları, pandeminin ilanından önceki haftalarda yaklaşık 10-15 birim düzeyindeyken, ilanın ardından birkaç hafta içinde 100 birime yükseldi. (3)
Bağışıklık konusundaki bu yüksek farkındalık ve bilgiye erişim talebi, pandeminin ilan edildiği 2020 yılından itibaren yaklaşık iki yıl boyunca ivmesini koruyarak zirve noktasında seyretti. Toplumdaki bu bilinç düzeyi, koruyucu sağlık çözümlerine olan talebi doğrudan tetikledi.
Bu durum, gıda takviyeleri kategorisini hızla büyüten itici güçlerden biri olurken, Türkiye de bu değişimden en çok etkilenen pazarlardan biri haline geldi. Tüm dünyayla paralel olarak Türkiye’de de gıda takviyelerine olan ilgi ve güven yükselişe geçti. Türkiye’de Takviye Edici Gıdalar Bağışıklık Destek Ürünleri kategorisi, pandemi öncesi dönemden bu yana ünite satışlarında tam yüzde 136 artış gösterdi.(4)
Bu tablo bize şunu gösterdi; insanlar hayattan geri kalmamak ve yaşam kalitelerini koruyabilmek için proaktif bir şekilde ve düzenli olarak kendilerine iyi bakmaları gerektiğini anladılar. Dolayısıyla pandemi ile beraber bağışıklık kategorisinin önem kazandığını söylemek mümkün.
HEDEF BAĞIŞIKLIĞIN ÖNCELİKLENDİRİLMESİ
Tüketiciler bu süreçte bağışıklık desteğinin geçici bir müdahale değil, sürdürülebilir bir sağlık yatırımı olduğunu fark etti. Ancak pandemi etkisinin zayıflamasıyla birlikte, bu yüksek farkındalık zamanla azaldı ve bağışıklık desteğini sürekli bir öncelik olarak görme eğilimi düşüşe geçti.
Bugün araştırmalarda görüyoruz ki tüketicilerin bağışıklık olgusuna karşı düşüncesi, pandemide kazanılmış olan “proaktif destek” fikrinden uzaklaşıyor.
Pandemi öncesi döneme gerilememiş olsa da, önem sırasında yine de gerilerde kalıyor. Türkiye genelindeki verilere baktığımızda, tüketicilerin yüzde 68 gibi önemli bir kısmı bağışıklık ürünlerini hala ‘ihtiyaç anı’ odaklı bir destek olarak görüyor.(5) Ancak Bayer olarak bizim önceliğimiz, bu farkındalığı dengeli ve çeşitli beslenme ile birlikte bütüncül bir hayat rutinine dönüştürmek.
Pandeminin bize kazandırdığı ‘proaktif yaklaşım’ öğretilerini, geçici bir önlemden ziyade kalıcı bir yaşam alışkanlığı haline getirmek. Bağışıklık sadece mevsimsel endişeler ile ya da fiziksel olarak
ihtiyaç duyulduğunda değil, sürekli olarak önceliklendirilmesi gereken ve hayatımızın her anında dikkat edilmesi gereken bir konu.
Modern yaşam koşulları, çevresel etkenler, stres, beslenme ve uyku alışkanlıkları göz önüne alınarak, kişinin kendi sağlığı hakkında fikir yürütebilecek bir konumda olması ve destek almak istediği noktaları saptayarak bağışıklığını önceliklendirmesi buradaki hedef olmalı.
Bayer Tüketici Sağlığı olarak pandemiyle birlikte yaşanan bu dönüşümü siz nasıl değerlendirdiniz?
Bu noktada tüketici ihtiyaç ve davranışlarını doğru okumak çok önemli. Pandeminin de etkisi
ile günümüzde gıda takviyeleri tüketici sağlığı pazarının en önemli segmentlerinden biri haline geldi.
Türkiye’de yaklaşık 40 milyon kişinin gıda takviyeleri kategorisini tercih ettiği öngörülüyor. Biz sürecin başından beri bu alandaki dinamizmi dikkate alarak, ihtiyaçları yakından izledik, analizler yaparak uygun ürün ve projelere odaklandık.
Markalarımızın satış hacmi, marka gücü ve Türk tüketicisinin potansiyeli ile almış olduğumuz stratejik pozisyonlar açısından bu kategoride oldukça söz sahibi ve güçlü bir konumdayız. Bu avantajı, kanıta dayalı iletişim, güvenilir ürün portföyü ve güçlü dijital kanallar aracılığıyla sürdürmeye de devam ediyoruz.
İLK SERİ ÜRETİM C VİTAMİNİ TAKVİYESİ
Kalitesi ve bilimsel temellere dayalı etkisiyle ön plana çıkan ürünlerimiz, çözüm ve hizmetlerimizle,
tüketicilerimizin ihtiyaçlarını en etkin ve hızlı şekilde karşılamayı önceliklendiriyoruz. Özellikle bağışıklık kategorisindeki ürünlerimizle tüketicilerimizin her gün yanında yer alarak, bağışıklık kalesini her daim desteklemelerine rehberlik ediyoruz.
Sağlıklı yaşam için dengeli ve çeşitli beslenme, düzenli uyku, spor ve stressiz bir yaşam çok önemlidir. Bu noktada projelerimiz ile halkımızı bilinçlendirmek ilk ve en önemli hedefimiz. Ayrıca, Bayer olarak 90 yıllık köklü bir bilimsel mirasla geliştirdiğimiz ürünlerle bu alanda yer alıyoruz. Redoxon, bu alandaki ürünlerimizden.
1934 yılında dünyanın ilk seri üretim C vitamini takviyesi olarak doğan Redoxon, bugün 80’den fazla ülkede milyonlarca insan tarafından kullanılıyor. Biz de bu köklü mirası tüketicilerimize en iyi şekilde ulaştırabilmek için, her yaşam tarzına ve değişken ihtiyaca yönelik çözümler sunabilmek adına
çalışıyoruz.
Vücudumuzun kendi başına üretemediği C vitaminini desteklemek önemli, bununla birlikte
Türkiye’de eksikliği yüzde 80’lere varan D vitamini, bağışıklığın normal fonksiyonuna ve hücre bölünmesine destek sağlıyor.
Bu formülü tamamlayan çinko ise bağışıklık sisteminin normal fonksiyonunun destekleyicilerinden biridir. Bu içerikler, Redoxon’un yapıtaşlarını oluşturur ve formülasyonlar değişip çeşitlenerek tüketicilerimiz ile buluşur.
Bu noktada projelerinizde sağlık okuryazarlığını ön planda tutarak halkı bilinçlendirmeyi önceliklendiriyosunuz. Biraz da bu alandaki çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?
Bayer Tüketici Sağlığı Bölümü olarak amacımız; bireylerin hayat kalitelerini artıran, önlenebilir
sağlık problemlerine karşı çözümler getiren hizmetler sunmak ve insanların daha sağlıklı hissetmelerine yardımcı olmak için projeler geliştirmek. Bu da bize toplumun sağlık bilincini yükseltmek ve onları bilgilendirici araçlar, kaynaklar ve bilgilerle desteklemek gibi önemli bir misyon yüklüyor. Bu hedefle tüm dünyada faaliyet gösterdiğimiz alanlarda topluma değer katmak için önemli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de de ana odağımız sağlık okuryazarlığı.
SAĞLIK OKURYAZARLIĞI HALK SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ
Sağlık okuryazarlığı seviyesinin yükselmesi, yalnızca halk sağlığını korumak ve toplumun genel sağlık durumunu iyileştirmekle kalmıyor; aynı zamanda bireylerin kendi sağlıklarını daha bilinçli şekilde yönetmelerine, sağlık otoriteleri ile etkin iletişim kurabilmelerine ve sağlık hizmetlerinden en üst düzeyde fayda sağlamalarına olanak tanıyarak yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor.
365 GÜN SAĞLIKLI YAŞA
Daha sağlıklı yarınlar için, doğru kaynaktan doğru bilgiye ulaşmanın farkındalığını vurgulamak, insanların kendi sağlıkları hakkında söz sahibi olmalarını desteklemek adına bu yolculuğa ilk olarak 2017 yılında “365 Gün Sağlıklı Yaşa” mottosuyla “365 Gün Sağlıklı Yaşam Hareketi” projesini hayata geçirerek çıktık. Proje ile 365gun.com web sitesini yayına aldık ve o tarihten bu yana pratik sağlık, sağlıklı beslenme, egzersiz yapmanın faydaları gibi konularda alanında uzman kişilerin oluşturduğu içeriklerle “Sağlıklı yaşa!” mesajımızı vermeye devam ediyoruz.
'Binlerce çocuğa ulaştık'
Bu yolda toplumun tüm kesimlerine ulaşmayı hedefledik. Dolayısıyla sonradan aynı çatı altında buluşturduğumuz farklı projelerle her yaş grubuna, her kesime ulaşarak sağlık okuryazarlığı konusunda halkımızı bilinçlendirmeyi önceliklendirdik. 365 Gün Teneffüste Sağlık projemiz
ile Öğretmen Akademisi Vakfı’nın da destekleriyle çocuklara sağlık bilincini erken yaşta aşılamak amacıyla okul bahçelerini eğitici içeriklerle donattık ve farklı şehirlerde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı 77 ilkokula eğitici içeriklerimizi konumlandırarak binlerce çocuğa ulaştık. Öğretmenlerimize pratik oyunlarla çocukları öğrenmeye teşvik edebilmeleri için eğitimler verdik.
SAĞLIK OKURYAZARLIĞI GÜNÜ
2021’de ise bu konu özelinde bugüne kadar yaptığımız tüm projeleri tek bir çatı altında toplayarak 22 Ekim Sağlık Okuryazarlığı Günü projemizi başlattık. Toplumun sağlık okuryazarlığı düzeyini yakından takip etmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını anlamak amacıyla geniş çaplı bir araştırma gerçekleştirdik. Tüm bu veriler ışığında “Sağlığı Anlamak” 2021’de ise bu konu özelinde bugüne kadar yaptığımız tüm projeleri tek bir çatı altında toplayarak 22 Ekim Sağlık Okuryazarlığı Günü projemizi başlattık.
Toplumun sağlık okuryazarlığı düzeyini yakından takip etmek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını anlamak amacıyla geniş çaplı bir araştırma gerçekleştirdik. Tüm bu veriler ışığında “Sağlığı Anlamak” interaktif sergimizi hayata geçirerek VR teknolojisi gibi yenilikçi yöntemleri kullandık. İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlediğimiz sergilerle katılımcılara sağlıklı yaşam alışkanlıklarını ve temel sağlık bilgilerini eğlenceli bir şekilde aktardık ve yaklaşık 445 bin kişiye ulaştık. Uzun vadeli projelerimizle toplumu bilgilendirmek ve daha sağlıklı yarınlar için topluma destek olmak her zaman en büyük önceliğimiz.
Referanslar:
1- Demirkol, M. E. et al (2025). Haftalık Solunum Yolu Virüsleri Sürveyans Raporu. 2025/40. Hafta, (Ekim 2025), 8-9. https://doi.org/T.C.Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Bulaşıcı Hastalıklar ve
Erken Uyarı Dairesi Başkanlığı
2- Hakko, D. E. (2013, 11 Ocak). Grip iş kaybı sorumlusu. Sağlık&Yaşam Dergisi., Sanyer, R. (2025, 4 Mart)
3- Elizabeth Crawford, 2021, Consumer interest in immunity has dropped from early pandemic days, but
health claims remain a top priority for food and beverage shoppers, Innova Market Insights
4- 2019-2025, Pharmatrend ünite elden satış verisi
5- Turkey Energy & Immunity Demand Spaces - Market Understanding Research, Metrixlab Toluna,2024
Not: Sponsorlu içeriktir. Bu röportaj Posta Gazetesi ile ortak projemiz olan Sağlığa Takviye Eki'nde ilan olarak yayınlanmıştır.
