Meyve ve sebze tüketimi söz konusu olduğunda yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz: “Günde en az 5 porsiyon.” Ancak bu sayının bilimsel olarak insan vücudunun ihtiyaç duyduğu ideal miktar olduğu düşünülüyorsa, önemli bir ayrıntı var.
Araştırmacılara göre “5 porsiyon” hiçbir zaman insan sağlığı için belirlenmiş kesin bir üst hedef değildi. Aksine, bilimsel veriler ile insanların günlük yaşamda uygulayabileceği gerçekçi bir hedef arasında oluşturulmuş bir halk sağlığı önerisiydi.
Şimdi ise araştırmalar, beş porsiyonun üzerine çıkıldığında sağlık açısından daha fazla kazanım elde edilebileceğine işaret ediyor.
En büyük fayda 10 porsiyona yaklaşıyor
Limerick Üniversitesi'nden Catherine Norton'un değerlendirdiği araştırmalar, yüksek meyve ve sebze tüketimi ile daha düşük kronik hastalık ve erken ölüm riski arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor.
2 milyondan fazla kişiyi kapsayan bir meta-analizde, günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketiminin kalp-damar hastalıkları ve bazı kanserlerin riskini azaltabildiği, ancak en büyük sağlık kazanımlarının yaklaşık 10 porsiyona kadar çıkan tüketim düzeylerinde görüldüğü bildirildi.
İngiltere'de yapılan başka bir çalışmada ise günde 7 veya daha fazla porsiyon meyve ve sebze tüketenlerin ölüm riskinin, günde bir porsiyondan az tüketenlere kıyasla yüzde 42 daha düşük olduğu görüldü.
Bu sonuçlar, “5 porsiyon yeterlidir” anlayışından çok, “5 porsiyon iyi bir başlangıçtır, daha fazlası ise daha fazla fayda sağlayabilir” yaklaşımını gündeme getiriyor.
“Günde 5 porsiyon” neden ortaya çıktı?
İngiltere ve İrlanda'da 20 yılı aşkın süre önce yaygınlaştırılan bu halk sağlığı mesajı, toplumun ulaşabileceği, kolay hatırlanabilecek ve insanları sağlıklı beslenmeye teşvik edecek bir hedef olarak belirlendi.
bir porsiyon meyve ve sebze ne kadar?
Dünya Sağlık Örgütü'nün kullandığı ölçüye göre bir porsiyon yaklaşık 80 gram.
Bu da bir elma, iki brokoli sapı, üç tepeleme yemek kaşığı bezelye, yaklaşık yarım tabak fasulye
gibi miktarlara karşılık gelebiliyor.
Dolayısıyla 7-10 porsiyona ulaşmak, gün boyunca öğünlere farklı sebze, meyve ve bakliyatları dağıtarak sanıldığından daha kolay olabilir.
Sadece taze meyve ve sebze şart değil
Araştırmanın dikkat çeken noktalarından biri de meyve ve sebzelerin mutlaka taze olması gerekmediği.
Dondurulmuş, konserve ve kurutulmuş ürünler de uygun seçenekler arasında değerlendirilebiliyor.
Özellikle suda veya doğal meyve suyunda saklanan konserve ürünler, uzun süre dayanabilmeleri ve daha ekonomik olmaları nedeniyle alternatif oluşturabiliyor.
