Gıda Bülteni Beslenme Sağlıklı beslenme takıntısı; "Otoreksiya" araştırmasından şaşırtıcı sonuç

Sağlıklı beslenme takıntısı; "Otoreksiya" araştırmasından şaşırtıcı sonuç

Sağlıklı beslenmek için daha fazla bilgi edinmek her zaman daha iyi sonuçlar mı doğuruyor? Türk bilim insanlarının 1.457 yetişkinle gerçekleştirdiği araştırma, beslenme bilgisi yüksek kişilerin yeme bozukluğu belirtilerinin daha düşük, beden memnuniyetlerinin ise daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Ancak sağlıklı beslenmenin takıntıya dönüşmesi olarak bilinen ortoreksiya konusunda sonuçlar daha karmaşık. Araştırmacılar, beslenme eğitiminin psikolojik sağlığı da gözetmesi gerektiğini vurguluyor.

2 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

Sağlıklı beslenme konusunda her geçen gün daha fazla bilgiye ulaşıyoruz. Hangi gıdanın ne kadar protein içerdiği, hangi yağların tercih edilmesi gerektiği veya hangi ürünlerden uzak durulacağı günlük hayatımızın önemli konuları arasında.

Peki, beslenme hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak, yemekle kurduğumuz ilişkiyi nasıl etkiliyor?
Bursa Uludağ Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sedat Arslan öncülüğünde yürütülen ve Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırma, bu soruya yanıt aradı.

Katılımcıların yüzde 46'sının beslenme bilgisi düşük

Türkiye'de yaşayan 19-64 yaş aralığındaki 1.457 yetişkinin katıldığı araştırmada, beslenme bilgisi, yeme tutumları, sağlıklı beslenmeye yönelik takıntılı eğilimler ve beden memnuniyeti değerlendirildi.

Çevrimiçi anketlerle toplanan veriler, katılımcıların yüzde 46,3'ünün düşük beslenme bilgisi düzeyinde olduğunu gösterdi.

Araştırmada beslenme bilgisi arttıkça yeme bozukluğuyla ilişkili belirtilerin azaldığı, kişilerin kendi bedenlerinden duyduğu memnuniyetin ise yükseldiği belirlendi. 

Sağlıklı beslenme ne zaman takıntıya dönüşüyor?

Çalışmanın dikkat çekici başlıklarından biri de ortoreksiya nervoza oldu.

Ortoreksiya, kişinin sağlıklı veya temiz olduğuna inandığı gıdaları tüketmeye aşırı odaklanması ve bu yaklaşımın zamanla katı beslenme kurallarına dönüşmesiyle ilişkilendirilen bir durum.

Örneğin bir kişinin bazı yiyecekleri sürekli yasaklaması, beslenme kurallarını bozduğunda yoğun kaygı yaşaması veya sosyal hayatını bu kurallara göre sınırlandırması ortorektik eğilimlerin işareti olabilir.

Araştırmacılar, beslenme bilgisiyle ortoreksiya ölçeği puanları arasında da anlamlı bir ilişki buldu.

Araştırmada, beslenme bilgisi arttıkça sağlıklı beslenme takıntısının da artma eğilime işaret edildi. 

Uzmanlardan dengeli beslenme eğitimi çağrısı

Araştırma ekibinde Sedat Arslan'ın yanı sıra Kevser Tarı, Hande Öngün Yılmaz, Hatice Merve Bayram ve Arda Öztürkcan yer aldı.

Bilim insanlarına göre beslenme eğitiminde yalnızca hangi yiyeceklerin sağlıklı olduğunun anlatılması yeterli değil. Esnek beslenme alışkanlıklarının, olumlu beden algısının ve psikolojik iyilik halinin de desteklenmesi gerekiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *