Kara kılçık, Kızılcık, Sarı Mustafa, Topbaş, Sünter, Deli Hüseyin, Kavılca, Gernik...
Anadolu'nun farklı bölgelerinde nesiller boyunca ekilmiş buğdaylardan mor mısırlara, atalık nohutlardan pembe domateslere kadar yüzlerce çeşit tohumu yıllarca topladı, çoğalttı ve korudu.
Kandıra'nın Kerpe bölgesinde kurduğu Narköy'ün kurucusu Nardane Kuşçu(72), 7 Ekim 2026'da yaşamını yitirdi. Kuşçu'nun cenazesi, 8 Ekim Perşembe günü Kandıra Kıncıllı Camii'nde ikindi namazına müteakip düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek.
Nar anne kimdi; Nardane Kuşçu için her şey bir karpuz çekirdeğiyle başladı
Nar Anne'nin tohum hikâyesi aslında Narköy'den çok daha eskiydi. Adana'da çiftçilik yapılan bir ailede büyüyen Kuşçu henüz 6 yaşındayken, babasına karpuz ikram ederken çıkardığı çekirdekleri atmak yerine sakladı.
Öğrencilik ve öğretmenlik yıllarında da gittiği yerlerden tohum toplamayı sürdürdü. Zaman içinde birkaç çekirdek, Anadolu'nun tarımsal hafızasını taşıyan dev bir koleksiyona dönüştü.
Emekli ilkokul öğretmeni Kuşçu daha sonra Kandıra'da Narköy'ü kurdu. Burası yalnızca organik üretim yapılan bir çiftlik değildi. Permakültür, eğitim, sürdürülebilir yaşam ve geleneksel üretimin buluştuğu bir yaşam merkeziydi. Ama Narköy'ün kalbinde tohum bankası vardı.
1.200'den fazla tohumu 60 yıl boyunca topladı

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım Orman Ekranı'nın 2020'de aktardığı verilere göre Nar Anne'nin koleksiyonunda 1.200'den fazla ata tohumu bulunuyordu.
Tohumlar yalnızca bir odada saklanmıyordu. Bir bölümü her yıl yeniden toprağa ekiliyor, ürün alınıyor ve yeni tohumlar tekrar bankaya konuluyordu.
Kuşçu'nun ifadesiyle tohum odası 14 derece sıcaklık ve yüzde 50 nemde tutuluyordu. Onun hayali ise yalnızca kendi bankasını büyütmek değildi: “Her evde bir tohum bankası olmalı” diyordu.
Çünkü ona göre tohum, kasaya kilitlenerek değil, toprakla buluşturularak korunuyordu.
“Ne kazanacaksın?” sorusuna verdiği cevap kaldı
Nar Anne yıllar boyunca topladığı tohumları çoğaltıp isteyenlerle paylaşırken, dünyanın farklı ülkelerine de tohum gönderdi.
Kendisine sık sık bütün bu çabanın sonunda ne kazanacağı soruluyordu.
Onun kazanç anlayışı ise ticari değildi. Yıllar önce verdiği bir röportajda bu soruya çocuklarının ve torunlarının yüzüne bakabilmek ve doğayla bağını sürdürebilmek üzerinden yanıt vermişti.
Tohum bankasını ise bir koleksiyon değil, “geleceğe yatırım” olarak görüyordu. Tohumları gelecekte üretimin devam edebilmesi, gıdaya erişimin korunması ve gelecek kuşakların bu mirası kaybetmemesi için sakladığını anlatıyordu.
NAR ANNE TOHUMLARINI MİRAS BIRAKTI
Öğretmenlikten emekli olduktan sonra da aslında öğretmenliği hiç bırakmadı. Bu kez sınıfı toprak, ders malzemesi tohumdu.
Nardane Kuşçu bugün arkasında yalnızca Narköy'ü bırakmadı. Bir karpuz çekirdeğiyle başlayıp 1.200'ü aşkın ata tohumuna ulaşan, 60 yılı aşan bir emeği; Anadolu'nun kaybolmaya yüz tutan çeşitlerini ve belki de en önemlisi, tohumu gelecek kuşaklara emanet etme fikrini bıraktı.
Nar Anne artık yok. Ama yıllarca gözü gibi baktığı tohumlar yeniden toprağa düştükçe, onun hikâyesi de filizlenmeye devam edecek.
