Gıda sektöründe protein yalnızca bir beslenme trendi olmaktan çıkıp teknoloji yarışına dönüştü. Dünyanın önde gelen gıda üreticileri, ürünlerin protein miktarını artıran yeni formülleri patentlerle koruma altına almak için harekete geçti.
Fikri mülkiyet hukuku alanında faaliyet gösteren Mathys & Squire'ın Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) verilerine dayanan araştırmasına göre, 30 Haziran 2026'da sona eren 12 aylık dönemde yüksek proteinli gıdalara ilişkin 5 bin 626 patent başvurusu yapıldı.
Önceki yıl 5 bin 148 olan başvuru sayısı yüzde 9,3 arttı. Haziran 2021'de sona eren dönemde 3 bin 122 olan başvurularla karşılaştırıldığında ise beş yıllık artış yüzde 80'e ulaştı.
Protein yarışında Nestlé ilk sırada
Araştırmada küresel gıda şirketlerinin patent faaliyetleri de incelendi.
Nestlé 58 patent başvurusuyla öne çıkarken, Cargill 46, süt ürünleri devi Arla Foods ise 28 başvuruyla dikkat çekti.
Patentlerin odağında yalnızca yeni protein kaynakları değil, mevcut ürünlerin tadını, görünümünü ve dokusunu değiştirmeden protein içeriğini artırabilecek teknolojiler bulunuyor.
Mathys & Squire ortaklarından Michael Stott'a göre üreticiler, çok satan ürünlerine daha fazla protein eklemenin yollarını arıyor. Bu arayış gıda sektöründe yeni bir inovasyon dalgası yaratıyor.
Proteinli hamur işleri ve mikroorganizma kaynaklı çikolatalar
Patent başvurularında yer alan yeni teknolojiler, proteinli gıdaların geleceğine ilişkin ipuçları veriyor.
Bunlardan biri, peynir altı suyu proteininden elde edilen mikropartiküllerle hazırlanan yüksek proteinli hamur işi formülleri.
Bir diğer yenilik, geleneksel çırpılabilir kremanın iki katından fazla protein içeren bitkisel krema geliştirilmesi.
Mikroorganizmalardan elde edilen protein bileşenlerinin şekerleme ve çikolata üretiminde kullanılması da patent başvurularında öne çıkan alanlardan.
Ayrıca sütün kokusunu, kıvamını ve lezzetini taklit edebilen yüksek proteinli, tüketime hazır içecekler üzerinde çalışılıyor.
Et alternatifleri için geliştirilen teknolojiler artık başka gıdalarda
Araştırmaya göre proteinli ürünlerdeki büyümenin arkasında kilo kontrolü, kas gelişimi ve fonksiyonel beslenmeye yönelik tüketici talebi bulunuyor.
GLP-1 grubu kilo yönetimi ilaçlarının kullanımındaki artış da protein odaklı ürünlere ilgiyi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor.
Öte yandan bitkisel et alternatifleri için geliştirilen bazı üretim teknikleri artık unlu mamuller, süt alternatifleri ve farklı hazır gıdalarda kullanılıyor.
Gıda şirketleri açısından patent başvuruları, gelecekte piyasaya sunulabilecek ürünlerin yanı sıra üretim teknolojileri üzerinde fikri mülkiyet hakları elde etme stratejisinin de parçası.
